22.03.2018 Views

Evliyalar Ansiklopedisi - Turkiye Gazetesi Yayinlari

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

dinlenmeden kitap yazıp talebe yetiştirdi. 1787 (H.1202) senesi Şevvâl ayının yirmi ikisinde<br />

Pazar günü vefât eyledi. Akrabâsından Eyyûb SultanCâmii vâiziYahyâzâde Şeyh Mehmed<br />

Sâdeddîn Efendinin imâmetinde, Fâtih Câmiinde kalabalık bir cemâat tarafından cenâze<br />

namazı kılındı.Sonra hocası Mehmed Emin Tokâdî hazretlerinin ZeyrekSoğukkuyu Câmii<br />

mezarlığındaki kabrinin ayak ucuna defnedildi. Hayâtında o büyük zâta talebe olmakla<br />

şereflenen Süleymân Sâdeddîn Efendi, vefâtında da ona yakın olmakla şereflendi. Hocasının<br />

kabir taşındaki ibâreyi o yazmış ve bu yazı mezar taşı üzerine nakşedilmiştir.<br />

Müstekîmzâde Süleymân Sâdeddîn Efendi resmî vazîfe ile meşgûl olmamasının da verdiği<br />

rahatlıkla çok kitap yazdı. İmâm-ıRabânî hazretlerinin Mektûbât'ını Türkçeye tercüme etti.<br />

İstanbul kütüphânelerinde Müstekîmzâde'ye âit, büyüklü küçüklü 136 kitap vardır. Yangın ve<br />

benzeri sebeplerle, eserlerinin bir kısmının kaybolması da mümkündür. Diğer eserlerinden<br />

bâzıları şunlardır:<br />

Şerh-i Dîvân-ı Hazret-i Ali,Devhat-ül-Meşâyıh, Tuhfe-i Hattâtîn, Tercüme-i Fıkh-ı<br />

Ekber, Risâle-i Tâc, Risâle-i Ebeveyn, Risâle-i Salât-ül-Vüstâ, Risâle-i Âdâb-i<br />

Ulil-Elbâb, Menâkıb-ı Eshâb-ı Bedr, Menâkıb-ı İmâm-ı Âzam, Akîdet-üs-Sûfiyye,<br />

Şifâ-üs-Sudûr lin-Nesl-in-Nûr, Tenvîr-ül-Emâne, Mir'ât-üs-Safâ fî Nuhbet-i<br />

Esmâ-il-Mustafâ, El-İrâdet-ül-İlliyye fil-İrâdet-il-Cüz'iyyet-il-Külliyye,<br />

El-Makâlet-in-Nizâfe, Teşnîf-ül-Ezher bi-Ta'rîf-il-Ahmer, Şerh-i Evrâd-ı İmâm Süheylî,<br />

Cihâz-ül-Ma'cûn fî Halâs-üt-Tâ'ûn, Mürşîd-ül-Müteehhilîn Tercümesi, Tercüme-i<br />

Risâle-i "Men arafe", Ahid-Nâme, Hilye-i Nebeviyye ve Hulefâ-ı Erba'a, Ma'kûlât-ı<br />

Nevriyye, Sürûr-üt-Tâlibîn, El-Ukûd-ül-Lü'lüiyye fî Tarîk-is-Saâdet-il-Mevleviyye,<br />

Hakîkat-il-Yakîn ve Zülfet-it-Temkîn, Nüzhet-ül-Evliyâ, Hülâsat-ül-Hediyye, Risâle-i<br />

Melâmiyye-i Bayrâmiyye-i Settâriyye, Iddet-ül-Bedûr fî Aded-is-Sinîn veş-Şehûr,<br />

Mecellet-ün-Nisâb fin-Neseb vel-Künâ vel-Elkâb, Zeyl-i Dâsıtân-ı Âl-i Osmân,<br />

Bâb-ül-Âdâb li-Ülil-Elbâb, Düstûr-i Amel-i Şâhâne, Tarsûs fî Fevâid-il-Bergûs,<br />

Kânûn-ül-Edeb Tercümesi, Şerh-i Müntehâbât-ı Fütûhât. Kitaplarından bir kısmı çeşitli<br />

zamanlarda yayınlandı. Çok kimsenin istifâdesi temin edildi. Bilhassa yazdığı Terâcim-i<br />

Ahvâl (biyografi) kitaplarında, evliyâ ve âlimleri, hattatlar ile diğer büyüklerin hayatlarını<br />

anlatarak onların hâtıralarının yâd edilmesine vesîle oldu.<br />

Müstekîmzâde'nin pek nefîs bir üslupla yazdığı şiirlerinden bir kıtası şöyledir:<br />

Yâ Rab! Kalemim mûy-i fenâdan sakla,<br />

Tahrîrimi ta'n-ı süfehâdan sakla,<br />

Tevfikin idüp kanda gidersem rehber,<br />

Şehrâh-ı şerîatte hatâdan sakla!<br />

ÇOK YÜKSEK ZÂTTIR<br />

Müstakimzâde Süleymân Efendi, MehmedEmîn Tokâdî hazretlerine talebe olmasını şöyle anlatır:<br />

"...Şeyhülislâm Hâmid Efendi Medresesinin müderrisi,Hâcegân yolunun büyüklerinden ihtiyâr ve<br />

mübârek bir zât idi. Bu zât haftada iki gün medresede ders verirdi. Ondan, Akâid-i MollaCelâl'i<br />

okuyordum. Böylece derse devâm ediyordum. Birgün ders sırasında, mübârek bir zât dershâneye<br />

geldi. Bu zâtı sâdece şahsen tanıyordum. Bu mübârek zât bize ders veren hoca ile ahbablığı<br />

olduğundan, bâzan medreseye gelirmiş. O içeri girince, bize ders veren hoca ona hürmet göstererek,<br />

dersi kesip, tehir etti, sözü o zâta bıraktı. Gelen zât da sohbete başladı. Sohbet sırasında bana iltifât<br />

göstererek, tasavvufî bahislerden ve dînin emirlerine uyma husûsunda öyle şeyler anlattı ki,<br />

dinleyenler çok istifâde ettiler. Ben sohbet sırasında gözyaşlarımı tutamayıp ağlamaya başladım.<br />

Nihâyet sohbetini bitirip, gitmek üzere kalktı ve hürmetle uğurlandı. Ben bu zâta tutulup, hayrân<br />

oldum, kendisinden istifâde için kim olduğunu öğrenmek istedim. "Bu zât, Şeyh Mehmed Emîn<br />

Tokâdî'dir. Çok yüksek bir zâttır." dediler. Meğer Mehmed Emîn Tokâdî hazretleri bizim<br />

dershânemize gelmeden biraz önce, kendi evinde toplananlara sohbet etmiş ve onlara şöyle demiş:

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!