İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2011 Yılı Toplantıları

İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2011 Yılı Toplantıları İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku 2011 Yılı Toplantıları

istanbulbarosu.org.tr
from istanbulbarosu.org.tr More from this publisher
12.07.2015 Views

İş ve Sosyalvenlik Hukuku 2011 Yılı Toplantıları83nı işverenler de istemez, çünkü toplu sözleşmeyle getirilen düzen ilkesineaykırıdır, çünkü işletmede iki tane farklı sistemin işlemesini ne işverenlerister, ne sendikalar. O bakımdan o yaklaşım bence pek benimsenecek biryaklaşım değil.Topluca cevap vermeye çalışıyorum. Avrupa Birliği eleştiriyor, UluslararasıÇalışma Teşkilatı eleştiriyor, gündeme alınıyoruz. Bu yüzde 10 barajınınkalkması, biz de 1990’lı yıllarda Bakanlıkta danışmanlık yaptığımızdaDİSK’le aramızdaki çok ciddi çatışmalar oldu bu yüzde 10 barajı kalksındiye. O zaman da Talat’ın söylediği gibi biz yüzde 10 barajında ısrar etmiştikgüçlü sendika olması ve o güçlü sendikaların toplu sözleşme yapabilmesive sendika enflasyonunun engellenmesi bakımından. Bir süre bu işledi, işede yaradı, fakat bu çok üzücü bir şey, ama yapacak bir şey yok, sendikalaryüzde 10 barajın da altına düştüler. O kadar düştüler ki sembolik hale geldibu yüzde 10 barajı. Burada başka bir sorun var. Yetki belirlenmesi sorunundançok sendikalaşma önünde çok ciddi bir engel var demek. Sendikaözgürlüğü demekle yaşama geçmiyor. Sendika özgürlüğü yaşama geçmediğigibi ilerde geçmesi de pek düşünülmüyor, hatta daha da geriye gitmesi sözkonusu. Arkadaşların birisi söyledi, bireysel iş hukuku çok canlı bir şekildeyaşama geçti, yürüyor, Yargıtay da çok ciddi bir şekilde, denildi ki bu yeniKanunla yargı çok güzel uyum sağladı ve çok da iyi, güzel kararlarla geliştirdibireysel iş hukukunda, fakat toplu iş hukuku hepimizin aciz kaldığımız biralan oldu, çünkü üyelik yok, sendika yok, ortada sendika, oluşmuş büyüksendikada problemleri yok. Biz hâlâ emekleme çağında, emekleme düzeyindeolan bir toplu sözleşme özerkliği sistemiyle bocalıyoruz. O bakımdan bugüçlü sendika nasıl oluşur, nasıl ortaya çıkar? Bir de aksi bir zamana geldi,küreselleşme sadece Türkiye’de değil, Batı ülkelerinde de sendikacılığınönünde büyük bir engel oluşmaya başladı, çünkü uluslararası düzeyde birsermaye karşısında uluslararası düzeyde örgütlü işçi sendikaları çıkamıyorşimdi. Böyle olunca uluslararası düzeyde küresel sermaye ezip geçiyor.Kendi kuralını kendisi getiren bu büyük sermaye, yalnız, küresel bunalımıda çıkartan bu sermaye, para piyasası sermayesi, üretim piyasası, piyasaekonomisinin şeysi değil; yani sosyal piyasa ekonomisinin çöktüğünü, herzaman söylüyorum, Alman Başbakanı Merkel bundan bir sene önce “büyükhata yaptık” dedi. Sosyal piyasa ekonomisi çöktü ve küresel krize biz böylehazırlıksız yakalandık. Ludwig Erhard’ın sosyal piyasa ekonomisini eğeruygulayabilsek, güçlü sendikalar devrede olsaydı, Almanya’daki sendikalariçin söylüyor, yönetime katılma mekanizmalarını iyi işletebilseydik ne bubankalar soyulabilirdi, ne de bu denli büyük ekonomik bir krizle karşı karşıyakalabilirdik. Sendikalaşmanın zayıflaması, toplu sözleşme sisteminin

84 İstanbul Barosu Yayınlarıgeriye itilmesi Batıda da var ve Batı küresel krizin etkisiyle Avrupa Birliğide çökme durumunda; Yunanistan, İrlanda, Portekiz, İspanya, bunlar idealülkeler olarak düşünülüyordu, kişi başına 15 000-20 000 geliri olan ülkelerbirden çöktü. Bizde tam sendikacılığın açılabileceği bir dönemde biz debir küresel krizle karşı karşıya kaldık. Hukukla bunları idare edemiyoruz.Benim söylemek istediğim toplumsal olaylar, toplumsal maddi koşullarıngelişmesi zaman içinde bunu gösterecektir.Şimdi, zaten çalışanlar da kendilerine göre yol bulmaya çalışıyorlar. Gidipsendikaya üye olayım, çoğalalım, şöyle değil, ne yapıyor? Tütün işçilerininyaptığı gibi eylem koyarak, kendisinin varlığını ortaya koyarak, doktorlar,eczacılar değil mi, onların grev hakkı filan yok, ama Türkiye çapında doktorlarbir genel grev yaptılar, eczacılar bir genel grev yaptılar ve bir ölçüdekamuoyuna kendilerini duyurdular. Bu bakımdan zaten bütün sorular dabunda toplanıyor hep, yalnız, Mahmut Beyin sorularını ben burada yanıtlayamayacağım,bunları ben de bilmiyorum; hizmet alım sözleşmesi, geçiciişyeri ilişkisi, bunlar uygulamada ortaya çıkmış şeyler, biz bilimsel alandabunları pek kavrayamıyoruz. Bizim bir bildiğimiz iş sözleşmesi vardır,bunun hizmet alım sözleşmesiyle, geçici sözleşmeyle… Buna uygulamada‘kapsam dışı işçi” filan deniliyor mesela. Merak ediyorum, bu kapsam dışıişçi kimdir, bir türlü çıkaramadım. Eskiden toplu sözleşmelerle kapsamdışı bırakılmış işçiye hâlâ kapsam dışı işçi diye bir şey getirilmiş ve öyle birstatü oluşturulmuş, benimsenmiş de öyle yürütülüyor. Geçici işçi diye birstatü oluşturulmuş. Geçici şimdi ödünç işçi ilişkisi diye teknik anlamdakondu geçici iş ilişkisi. Böyle bir şey ortaya çıktı.Kusura bakmayın, ben de biraz çok kötü günüme geldi, fazla da … genelolarak düşüncelerimi açıkladım, soruların da büyük bir kısmı da katkı niteliğindeydi.Dr. Mustafa KILIÇOĞLU (Oturum Başkanı)- Sayın Hocama çok teşekkürediyoruz. Gerçekten tüm sorular ayrıntısıyla yanıtlandı.Mahmut Beyin bir sorusu vardı. Önce teşekkür ediyoruz, bireysel iş hukukundakidairemizi değerlendiren güzel düşüncelerinizden dolayı. Bu hizmetteminiyle ilgili biz zaten hizmet temin edenleri tamamen muvazaa kabul ediyoruz,zaten onu dikkate dahi almıyoruz. Fakat bir organizasyon içinde, birorganizasyon varsa, bir alt işveren kimliğindeyse, o zaman dikkate alıyoruz.Bu dediğiniz sorunlar ekonomik temeldeki sorunlar. Biz de normlar ölçüsünde,örneğin yardımcı iş sorunu. Yardımcı iş, alt işverenlik “yardımcı işde kurulur” diyor, yapacak bir şey yok. Biz pozitif hukuk mektebine dahiloluşumuz nedeniyle biz normların üstüne çıkamıyoruz, ama örneğin, genel

84 İstanbul <strong>Barosu</strong> Yayınlarıgeriye itilmesi Batıda da var <strong>ve</strong> Batı küresel krizin etkisiyle Avrupa Birliğide çökme durumunda; Yunanistan, İrlanda, Portekiz, İspanya, bunlar idealülkeler olarak düşünülüyordu, kişi başına 15 000-20 000 geliri olan ülkelerbirden çöktü. Bizde tam sendikacılığın açılabileceği bir dönemde biz debir küresel krizle karşı karşıya kaldık. Hukukla bunları idare edemiyoruz.Benim söylemek istediğim toplumsal olaylar, toplumsal maddi koşullarıngelişmesi zaman içinde bunu gösterecektir.Şimdi, zaten çalışanlar da kendilerine göre yol bulmaya çalışıyorlar. Gidipsendikaya üye olayım, çoğalalım, şöyle değil, ne yapıyor? Tütün işçilerininyaptığı gibi eylem koyarak, kendisinin varlığını ortaya koyarak, doktorlar,eczacılar değil mi, onların grev hakkı filan yok, ama Türkiye çapında doktorlarbir genel grev yaptılar, eczacılar bir genel grev yaptılar <strong>ve</strong> bir ölçüdekamuoyuna kendilerini duyurdular. Bu bakımdan zaten bütün sorular dabunda toplanıyor hep, yalnız, Mahmut Beyin sorularını ben burada yanıtlayamayacağım,bunları ben de bilmiyorum; hizmet alım sözleşmesi, geçiciişyeri ilişkisi, bunlar uygulamada ortaya çıkmış şeyler, biz bilimsel alandabunları pek kavrayamıyoruz. Bizim bir bildiğimiz iş sözleşmesi vardır,bunun hizmet alım sözleşmesiyle, geçici sözleşmeyle… Buna uygulamada‘kapsam dışı işçi” filan deniliyor mesela. Merak ediyorum, bu kapsam dışıişçi kimdir, bir türlü çıkaramadım. Eskiden toplu sözleşmelerle kapsamdışı bırakılmış işçiye hâlâ kapsam dışı işçi diye bir şey getirilmiş <strong>ve</strong> öyle birstatü oluşturulmuş, benimsenmiş de öyle yürütülüyor. Geçici işçi diye birstatü oluşturulmuş. Geçici şimdi ödünç işçi ilişkisi diye teknik anlamdakondu geçici iş ilişkisi. Böyle bir şey ortaya çıktı.Kusura bakmayın, ben de biraz çok kötü günüme geldi, fazla da … genelolarak düşüncelerimi açıkladım, soruların da büyük bir kısmı da katkı niteliğindeydi.Dr. Mustafa KILIÇOĞLU (Oturum Başkanı)- Sayın Hocama çok teşekkürediyoruz. Gerçekten tüm sorular ayrıntısıyla yanıtlandı.Mahmut Beyin bir sorusu vardı. Önce teşekkür ediyoruz, bireysel iş hukukundakidairemizi değerlendiren güzel düşüncelerinizden dolayı. Bu hizmetteminiyle ilgili biz zaten hizmet temin edenleri tamamen muvazaa kabul ediyoruz,zaten onu dikkate dahi almıyoruz. Fakat bir organizasyon içinde, birorganizasyon varsa, bir alt iş<strong>ve</strong>ren kimliğindeyse, o zaman dikkate alıyoruz.Bu dediğiniz sorunlar ekonomik temeldeki sorunlar. Biz de normlar ölçüsünde,örneğin yardımcı iş sorunu. Yardımcı iş, alt iş<strong>ve</strong>renlik “yardımcı işde kurulur” diyor, yapacak bir şey yok. Biz pozitif hukuk mektebine dahiloluşumuz nedeniyle biz normların üstüne çıkamıyoruz, ama örneğin, genel

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!